ercantas.com.tr
Klinik Psikolog Ercan Taş

Şişli & Beylikdüzü'nde

Yüz yüze ve Online Terapi

İletişim: 0505 765 17 97

Psikolog Ercan Taş instagram Psikolog Ercan Taş LinkedinPsikolog Ercan Taş youtube

MENÜ
  • Ana sayfa
  • Hakkında
  • Çalışma AlanlarıÇalışma Alanları
    • Psikanalitik Psikoterapi
    • Projektif Testler (Rorschach & TAT)
    • Kanser Hastası ile Psikoterapi
  • Terapi Almak İstiyorumTerapi Almak İstiyorum
    • Psikoterapi Nasıl Bir Süreçtir?
    • Online Terapi
  • BlogBlog
    • Rorschach Neden Kullanıyorum?
    • Kanayan Ruhlar
    • İlk Nesne İlişkimiz: MEME
    • Ruhsal Kordon
    • İnsanın Doğası ve Savaş
    • Duygusal Ensest: Ebeveynler Çocuklarını Partner Yaptıklarında
    • Gerçeği Hissetmek Yerine Öldürmeyi Tercih Etmek
  • Film OkumalarıFilm Okumaları
    • Babasının Kızı Filminin Psikodinamik Açıdan Analizi
  • Videolar
  • İletişim

Tek gerçek yolculuk, insanın kendi içine yaptığıdır.
Rainer Maria Rilke

İnsan ruhsallığı ve geçmiş


Rorschach'ı Neden Kullanıyorum?

Adım Stephen Finn, Amerika Birleşik Devletleri'nin Austin Texas kentindeki Terapötik Değerlendirme Merkezi'nde klinik psikoloğum. Rorschach'ı kırk yılı aşkın bir süre önce öğrendim ve kısmen Rorschach bana diğer testlerden veya sadece hastalarla konuşarak alamadığım bilgileri verdiğinden, danışanlarla yaptığım değerlendirme çalışmasının hâlâ çok önemli bir parçası. Psikolojide Rorschach hakkında bunu uzun yıllardır biliyoruz ancak son nörobiyolojik araştırmalar Rorschach'ın bu yönünün kısmen beynin duygularla, travmatik olaylarla ve anılarla yakından bağlantılı olan bölgelerine dokunmasından kaynaklandığını gösteriyor. Bu anılara diğer testler aracılığıyla ulaşmanın başka bir iyi yolu bu değil.

Aklıma gelen çarpıcı bir örnek: Birkaç yıl önce 35 yaşında bir kadın hakkında yaptığım bir değerlendirme. Kendisiyle yaklaşık 18 aydır çalışan terapisti tarafından bana yönlendirilen kişi. Hasta, terapisti görmeye gelmişti çünkü bir dizi romantik ilişkisi vardı ve erkeklerle tanışmıştı, ilişkilerinin başlangıcında onları gerçekten pembe gözlüklerle görmüş, onların gerçekten harika partnerler olduğunu düşünmüş ve sonra da birlikte olmuşlardı. Ondan çaldığı parayı dolandıran ve kalbini defalarca kıran gerçekten rahatsız veya narsist erkekler olabilir. Hasta ve terapist neyin yanlış gittiğini anlamaya çalışıyorlardı. Bu tür erkekleri seçmeye devam ettiğini ve ilişkinin erken dönemlerinde onların iyi bir partner olamayacaklarına dair işaretleri fark edemediğini. Bir araya getirdikleri şeylerden biri, bunun hastanın erken geçmişiyle bir ilgisi olabileceğiydi. 8 yaşındayken babası intihar etmişti. Babasına dair hâlâ oldukça idealleştirilmiş ve olumlu bir bakış açısına sahip olduğunu tahmin ediyorlardı çünkü onu bir yetişkin olarak gerçekten tanıma ve eksikliklerini görme şansına hiç sahip olmamıştı. Yetişkinliğini hiçbir zaman birlikte geçirmemişti ve bu onu çıktığı erkekler hakkında gerçekten gerçekçi bir görüşe sahip olmaktan alıkoyuyordu.

Devamını oku: Rorschach'ı Neden Kullanıyorum?

Psikanalitik Psikoterapi

Psikodinamik psikoloji-psikanalitik kuram

Ruhsal süreçlerin bilinçdışı işleyebildiği görüşü, Freud’un geliştirdiği psikanalitik kuramın temelini oluşturur.

Psikanalitik kuramın temel varsayımlarından biri, "ruhsal nedensellik" varsayımıdır. Bu varsayıma göre, davranışları, duyguları, düşünceleri ve eylemleri içeren tüm ruhsal olaylar, rastgele değil, nedensel olarak önceki olayların sonucunda oluşmaktadır. Diğer bir ifadeyle, her ruhsal olay kendinin öncülü olan bir başka olay tarafından belirlenmektedir.

Bir diğer temel varsayım ise, bilinçdışının ruhsal süreçlerdeki yeri ve anlamıyla ilgilidir. Buna göre, ruhsal süreçler büyük bir sıklıkta ve önemde bilinçdışında seyretmektedir. İki varsayım birbirini tamamlar niteliktedir. Ruhsal olayların tümüyle bilinçte yer aldığını düşündüğümüzde ve onları sadece bilinçliliğe ilişkin verilerle açıklamaya çalıştığımızda, ruhsal süreçleri anlamamız mümkün olamamaktadır.

Devamını oku: Psikanalitik Psikoterapi

Duygusal Ensest: Ebeveynler Çocuklarını Partner Yaptıklarında

Duygusal ensest

"Duygusal ensest" (örtük ensest olarak da bilinir) ebeveynin bir yetişkinle deneyimlemesi gereken duygusal desteği çocuğu üzerinden edinmeye çalıştığı bir ebeveynlik dinamiğidir. Duygusal ensestin etkileri fiziksel ensestin sonuçlarına benzese bile bu terim cinsel istismarı içermez. Gelişimsel olarak çıkmazda olan kişilerle terapide çalışırken, çocukken ebeveynlerinin dert ortağı veya duygusal destek için döndükleri kişi olduklarını çok kez duydum. Bu konuma sokulan çocuklar özel veya ayrıcalıklı hissedebilir çünkü ebeveyn onlara yetişkin bilgileri paylaşıyor ve/veya destek için danışıyor, yakınlık hissi uyandırıyor. Fakat, çocuğun ihtiyaçları ebeveyninkiler karşısında görmezden geliniyor ve bunun uzun dönemde ağır gelişimsel sonuçları olabilir. Ebeveynlerle çocuklarının yakın olması tabii ki istenen bir durum fakat sağlıklı ebeveyn-çocuk ilişkilerinde ebeveynler çocuklarının duygusal ihtiyaçlarına öncelik verir. Çocuklar ebeveynlerinin duygusal ihtiyaçlarını karşılamak durumuna sokulduğunda, esasında çocukların ebeveyn olduğu sağlıksız bir dinamik oluşur. Çocuklar duygusal olarak terk edilmiş ve çocuklukları onlardan çalınmış olur.

Unutulmamalıdır ki, çoğu durumda, duygusal ensest dinamiğini teşvik eden ebeveynler davranışlarının sonuçlarının farkında değildir ve çocuklarına zarar vermek niyetinde değildir ama sonuçları ve yaraları aynıdır.

Devamını oku: Duygusal Ensest: Ebeveynler Çocuklarını Partner Yaptıklarında

Psikoterapi Nasıl Bir Süreçtir?

Psikoterapi, psikolojik problemlerinin üstesinden gelmek isteyen ya da kendini daha iyi tanımak (zayıf ve güçlü yönlerini), kimi zaman da günlük yaşamın bombardımanı altında ezilerek bir şeyler anlatma ihtiyacı hisseden bireyin bir ruh sağlığı profesyoneline başvurmaya cesaret etmesiyle başlayan söze dayalı karşılıklı bir etkileşim sürecidir. Cesaret etmesi dedik çünkü psikoterapiye başlamak geçmiş yaşantılarımızın, korkularımızın, kaygılarımızın, komplekslerimizin, travmalarımızın, kabul etmekte zorlandığımız arzularımızın ve bir anlamda varoluşumuzun tekrar tekrar ele alındığı bir kendi içimizi keşfetme sürecidir. Bu da her terapistin, danışanına merak ve saygı duygusu taşımasının gerekliliğini oluşturur.

Psikolog seansları (terapi) nasıl olur

Devamını oku: Psikoterapi Nasıl Bir Süreçtir?

İlk Nesne İlişkimiz: MEME

İlk nesne ilişkimiz: meme

Bütün çalışmalarımda, çocuğun ilk nesne ilişkisine -annenin memesi ve annesiyle ilişkisine- büyük önem verdim. Vardığım sonuç şuydu: Eğer bu içe yansıtılan ilksel nesne ben'de yeterince güvenli bir biçimde kök salabilirse, olumlu bir gelişimin temelleri de atılmış olur. Bu bağın kuruluşuna doğuştan gelen etkenler de katkıda bulunur. Oral itkilerin egemen olduğu bir durumda, meme de, içgüdüsel bir biçimde, besin kaynağı ve dolayısıyla daha derin bir anlamda yaşamın kaynağı olarak algılanır. Eğer her şey yolunda giderse, doyurucu memeyle bu zihinsel ve fiziksel yakınlık, yitirilmiş olan o doğum öncesi anne-bebek birliğini ve buna eşlik eden güven duygusunu bir ölçüde yeniden kurar. Bu, çocuğun memeye ve onun simgesel temsilcisi olan şişeye yeterince yatırım yapma yetisine bağlıdır büyük ölçüde; bu gerçekleştiğinde, anne de sevilen nesne haline gelir. Doğum öncesi durumda çocuğun annenin bir parçası olması, ona bütün ihtiyaç duyduklarını ve arzuladıklarını verebilecek kendi dışında bir şeyin bulunduğu yolunda bünyesel bir duygu da yaratmış olabilir çocukta. Böylece iyi meme içe yansıtılır ve benin bir parçası olur; başlangıçta annenin içinde olan çocuk şimdi anneyi kendi içinde taşımaktadır.

Devamını oku: İlk Nesne İlişkimiz: MEME

Online Psikoterapi

Online psikoterapi

Dijitalleşen dünyanın en önemli çıkış noktası, internetin cep telefonlarımıza girmesiyle oldu. Yani artık sadece internete girmiyoruz bir anlamda bu platformda yaşıyoruz. Oldukça kısa sürelerde iki kişinin bir araya gelmesinin güvenli ve konforlu erişim kolaylığı, bizi dijital dünyaya merak dolu bakışlarla bir cismi inceler gibi daha çok yaklaştırdı ve elbette yaşamımıza sağladığı bu konfor da her geçen gün artarak devam ediyor. Online erişimin bu kolaylığı daha önceki yıllarda nispeten daha az uygulanır hâlde olan Online terapilere de özellikle COVID-19 pandemi süreciyle birlikte önemli ölçüde nüfuz etti. Danışanlar devam eden yüz yüze terapi süreçlerini online olarak devam ettirdiler ya da evlerinden terapilere başladılar ve böylece psikolojik destek ihtiyaçları kesintiye uğramamış oldu. Online terapinin avantajları ve dezavantajları şöyle dursun, danışanın terapi erişimine sağladığı önemli kolaylıklar ve biz psikologlara online terapi için başvuran danışan sayısının gün geçtikçe artış göstermesi bu platformun "birçok" danışanın ihtiyacını karşıladığını gösteriyor.

Online Psikoterapi Her Danışan için Uygun mudur?

Devamını oku: Online Psikoterapi

Projektif Testler (Rorschach Testi ve Tematik Algı Testi)

Projektif Testler Hasta Kabulü

Rorschach ve Projektif Testler Derneği'nden (Doç. Dr. İrem Erdem Atak süpervizyonunda) aldığım 2 yıllık eğitim sürecini tamamladım ve yetişkinlere Rorschach Testi ve Tematik Algı Testi (TAT) uygulamaktayım. Çalışma pratiğinizde yönlendirmek istediğiniz hastalar için hem Şişli ve Beylikdüzü'nde hem de ofislerinizde testör olarak çalışmaya açığım.

Projektif testler: Rorschach testi ve Tematik Algı Testi

"Bir kişiye Rorschach testi vermek ona istemediği bir şeyi söyletmek değil, açık şekilde söyleyemediklerini ifade etmesine izin vermektir, yani acılarını, hassas noktalarını olduğu kadar aynı zamanda esnekliklerini ve toparlanma kapasitesini, dertlerinden kurtulma fırsatını da ifade etmesine olanak tanımaktır."

Nina Rausch de Traubenberg (1986), Le Rorschach, espace d'interactions, Bulletin de Psychologie, 376, 39, 11-15, p. 660


Devamını oku: Projektif Testler (Rorschach Testi ve Tematik Algı Testi)


Psikanalitik Psikoterapi | Rorschach Testi | Tematik Algı Testi | Psikolog Randevu


Başa dön

© 2026 ercantas.com.tr